Afganistan ve Pakistan Arasında Ne Yaşanıyor?

Farzin Oighoon

Afganistan halkı ve Pakistan halkı her ne kadar din, dil ve kültürel yakınlık hissetse de siyasi zeminde tarihten kalan anlaşmazlıklar ile beraber günümüzdeki yeni gelişmelerden dolayı bu iki ülke arasınadaki ilişkiler istikrarlı bir şekilde ilerlememiştir. İngiliz sömürgesi döneminden kalan sınır anlaşmazlığı (Durand hattı), Peştunistan meselesi, TTP (Tehrik-e Taliban Pakistan), diğer radikal unsurlar ve göç meseleleri her dönemde bir istikrarsızlığa hatta iki ülke arasında çatışmalara yol açmıştır. Bu bağlamda iki ülke arasındaki sınır hatlarında zaman zaman sınır kuvvetleri arasında çatışmalar yaşanmış, şehirlere de uzanarak sivillere cani ve mali zarar vermiştir. Bu çatışmalar daha önceki dönemlerinde de yaşanmıştır. Taliban’ın yeniden Afganistan’da iktidarı ele geçirmesiyle beraber her ne kadar Pakistan ile iyi ilişkilerinden dolayı bu çatışmaların gerçekleşmemesi beklense de günümüzde gerçekleşen çatışmalar beklentilerin tam tersi olmuştur.

En güncel çatışmalara bakıldığında 2025 Ekim ayının başlarında Pakistan ile sınır şehir olan Kunar vilayatinde Taliban ve Pakistan sınır ordusu arasındaki çatışmalar sonucunda Taliban üyelerinden biri hayatını kaybetmesi ile başlamıştır. Ardından 9 Ekim’de Pakistan hava kuvvetleri Kabil başta olmak üzere Paktika, Hust ve Cellal Abad şehirlerine saldırı düzenlemiştir. Bu saldırı TTP yerleşkesine olduğu açıklanmıştır. Ancak Taliban Pakistan’ın bu saldırısını hukuka aykırı olduğunu, Afganistan topraklarına resmen işgal olduğunu, ayrıca Pakistan ordusu herhangi bir dilekçe ile  Afganistan’a saldırı düzenleyemeyecğini açıklayarak Pakistanın bu saldırısına karşı sakin kalmayacaklarını ve bunun telafisi olacağını açıklamıştır.

Pakistan’ın Hava Saldırılarında Siviller Daha Büyük Zarar Gördü

Kaynaklara göre 11 Ekim’de, Pakistan ile Taliban Kuvvetleri arasında 7 sınır şehirde sıcak çatışmalar patlak verdi. Taliban ve  Pakistan kuvvetleri arasında sayısı net olmayan büyük can kayıpları yaşandı. Iki taraftan da sert açıklamalar ile gerilim büyük boyutlara ulaştı. Çatışmalar devam ederken 12 Ekim’de Taliban ve Pakistan hükümeti arasında müzakere hazırlığı başlandığı açıklandı. Ancak 15 Ekim’de Pakistan hava kuvvetleri bir kere daha Kabil’e ve Kandahar’a saldırı düzenledi. Ardından Taliban hükümeti talebi üzerine 48 saatlik ateşkes üzerine iki tarafda anlaştı. Bu 48 saat ateşkes sürecinde Katar da görüşmler başladı ve ateşkes uzatıldı. Katar da 1. görüşmede Türkiye arabuluculuğu ile ateşkes üzerine anlaşılmştı. Ancak Pakistan dışişleri başkanı kalıcı ateşkes için nezaretli ve kabul edilebillir anlaşmaya varılması gerektiğini açıkladı.

Kalıcı Ateşkes Görüşmeleri Türkiye’de Başladı

Bu görüşmede tartışmalı konulardan en önemlisi Taliban’ın TTP’i bir terör örgütü olarak tanıması, TTP’e Afganistan topraklarına barınak sağlamaması ve Pakistan topraklarına Afganistan kaynaklı terör saldırılarını önlenmsi gerektiği üzerinde duruldu. İstanbulda 6 gün süren bu görüşmelerde taraflar birbirini suçladı sert açıklamlar ile kalıcı ateşkes için bir sonuca varılamadı. Pakistan heyeti, Taliban heyetini bu görüşmelerde özgür ve bağımsız kararlar almamakla suçladı. 6 Ekim’de İstanbul’da yeniden başlayan bu görüşmeler de herhangi bir sonuç vermemiştir. Görüşmeler sürerken, Afganistan ile Pakistan sınırında yer alan Kandahar bölgesinde çatışmalar devam etmiştir. Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid, tarafların görüşme heyetlerine duydukları saygıdan dolayı bu saldırılara karşılık vermediklerini açıklamıştır.

Çatışmaların ardından görüşmeler askıya alınmış, taraflar karşılıklı olarak birbirini suçlamaya devam etmiştir. Kalıcı bir ateşkesten ziyade, aralıklarla süren çatışmaların devam ettiği bildirilmektedir. Kaynaklara göre, Türkiye’den bir heyetin kalıcı ateşkes sağlanması amacıyla İslamabad’a gideceği duyurulmuştur.

Pakistan, Zamanında Beslediği Taliban’dan Pişmanlık mı Duyuyor?

Taliban’ın ortaya çıkmasında Pakistan’ın çok önemli rolü olmuştur. Taliban üyelerinin yetişmesine zemin yaratmış, kuluşundan ve yeniden Afganistan’ı ele geçirmesine kadar desteklemiştir. Taliba’nın çoğu üyeleri Pakistan medreselerinde yetişmiştir. Pakistan günümüze kadar Afganistan üzerinde bilinçli veya bilinçsiz politika izleyerek şimdi pişmanlığını yaşamaktadır. Taliban üzerinden bölgede hakimiyet kazanma hayali bu günlerde yerle bir olmuştur. Son yıllarda Pakistan istikrarsız bir dönem yaşamakta, iç politkadaki başarızlık güvenlik problemlerini ortya çıkartmış, ayrıca bölgede komşu ülkelerle çatışmaya girerek dış politikada başarısız olmuştur. Pakistan’ın günümüzde yaşadığı güvenlik problemleri geçmişte aldığı kararlarının sonucudur.

Afganistan ve Pakistan Arasındaki Gerilim Niye Büyüyor?

Taliban’ın yeniden Afganistan’ı ele geçirmesi, Pakistan’ın bölgedeki hakimiyet mücadelesinde iyi bir gelişme olarak sayılırdı ancak işler öyle gitmedi. Taliban Pakistan’dan bağımsız politikalar yürütmeye başladı ve gittikce Taliban üzeinde etksi azalıyordu ayrıca Pakistan’ın Hindistan gibi sorun yaşadığı ülkeler ile Taliban çok yakın ilişkiler sürdüryor ve görüşmeler yapıyordu. Ayrıca Taliban, Pakistan hükümeti dışında “Hizb Cemaat İslami Pakistan” gibi diğer gruplar ile görüşmeler gerçekleştiriyordu. Aynı zamanda Pakistan’da, TTP ve diğer örgütler saldırılar düzenlerken Taliban, Hindistan ile görüşmeler yapıyordu, bu da Pakistan’ın hoşuna gitmiyordu. Bu görüşmeler yapılırken Pakistan’ın önde gelen siyasetçileri Taliban’a ve Hindistan’a karşı suçlamalarda bulundu.

Ayrıca TTP’nin son aylarda Pakistan’da saldırılar düzenlemesi Pakistan’da korku yarattı. Pakistan’da, Afganistan’da yaşandığı gibi hükümet zayıflığı, politik kırılganlık, iç politika ve güvenlik sorunlarından yararlanarak TTP Pakistan’ı ele geçirme korkusu gündeme geldi. Pakistan, Taliban TTP’i desteklediğini dile getiryor ve TTP’nin Afganistan’da sığınakları bulunduğunu açıklıyor. Aksine Taliban TTP’nin Afganistan’da bir yerleşkesi var olduğunu kabul etmiyor.

Taiban TTP’i Bir Terör Örgutü Olarak Tanımıyor

Taliban Terör kavramını algıya göre değişkenlik gösterdiğini ve zamanında Taliban’a da bu kavram kullanıldığını dile getirerek TTP’i bir terör örgütü olarak tanıyıp tanımadığı Pakistan’ı ilgilendirmediğini ve Pakistan TTP ile olan sorununu kendi sınırları içinde halletmesi gerektiğini açıkladı.

İki ülke arasında yaşanan çatışmalar sonucunda yüzlerce kişi yaralanmış ve yüze yakın kişide hayatını kaybetmiştir. Afganistan’da Pakistan saldırıları sonucu 2 muhabir ve 7 sporcu hayatını kaybedenler arasındadır.

Ayrıca Pakistan hükümeti Afgan göçmenlerini  ülkeden çıkartmak ile tehdit etmektedir. Buna bağlı olarak yeni bir geri dönüş göç dalgası yaşanacaktır.

Afganistan ve Pakistan arsındaki sınır kapıları kapanma sonucu da, ticari amaçlı tırlar sınırlarda kaldı, tüccarların malları tahliye edildi ve iki ülke ekonomisine de büyük zarar geldi. Bu doğrultuda Pakistan, Afganistan’ın en büyük mal tedarikçisi bu çatışma ile tüccarların altarnatif ülkelere yönlenmesi söz konusu. Bu da Pakistan ekonomisi için büyük bir risk teşkil ediyor. Dolaysıyla Pakistan hem kendi ekonomisi ve hem de iç istikrarı için, iç ve dış politikada doğru kararlar almak zorundadır. Aynı zamanda iç sorunlarını çatışma ile değil doğru iç politika ve diplomatik yollarla çözmelidir.

*Fikir ve görüşler yazara ait olup AFGAM’I bağlamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir